

Ahmet Kaya gene,hüzünlü ve etkileyici sesiyle,en güzel sevda şiirlerinden müzikler yaratmış,ben ise her dinlediğim de Seni bir an olsun aklımdan çıkaramadığım için kahroluyorum.Yatağın sol tarafını senin için hep boş tutuyorum.Aniden gelme planlarını kuruyor,hayal dünyamın en güzel yerini alan,senin hayallerin ile az da olsa mutlu oluyorum.Seni düşünmediğim gün,Öldüğüm gün olacak gibi geliyor bana.Doğum günün yaklaşmakta adresin ise hala aklımda.Sana ne hediye göndereceğimi bile bilmiyorum.Siyah gözlerinin yanında her hediye değersiz kalacağından sana hediyelerin en güzeli olan zamanımı ayırmak istesem bile,beni dinlemek yerine gene bildiğini okuyorsun.Toprağın sancılı olduğu anlar vardır.İşte o zamanlar sana olan umudum,hızla büyüyor.Siyah gözlerinde ki ışığın parlaklığını güneşte bile göremeyen ben,Seni düşünmeden bir an edemiyor.
Uykum olsan,hiç uyanmak istemem.Kualalar bile beni kıskanırdı.Hayal dünyam da büyük bir hayalsin.Belki hiç olmadın ama inandığım tek gerçek var,oda;siyah gözlerinin saçtığı umudun ışığı.Emma goldman’ın dediği gibi”Artık,hayal kuramadığımızda ölürüz”Ben de hayalini kurmadığım anın gelmesini istiyorum.
Ne zaman ki bir fakir,yağan yağmuru izleyerek şarabını yudumlarsa,işte o zaman dünya daha yaşanılır bir yer olmuş demektir.
Anonim sordu: Che'nin sırt çantasından sen mi çıktın ?
Baktım ki herkes çıkıyor bir şeylere sıçıyor bide ben çııp bi kaç kişinin ağzına sıçayım dedim.
binlerce pazartesi geçti ömrümde
hangisiydi o çıkaramıyorum
bir kiraz yediğimi hatırlıyorum kurtluydu
demek oldukça eski
bir de saçma sapan şeyler
bir kızın diz altını örneğin
bir adamın çirkin sigara içişini
nasıl yaşanıyor bu vesayetli dünyada
hangi çılgınlar nasıl dayanıyor buna
kimsenin soyunu sopunu bulmak görevim değil
kendi öykümü düzenlemek yetiyor bana
güzel bir öğle vakti
eski güzel bir aksamı hatırlayarak
sonra dopdolu şeyler
damacanalar gibi
içim kabarıyor
sonu olsun diyorum
neyin sonu ama
hiç değilse bu taş basamakların
Turgut Uyar